|
Saygıdeğer Müdürüm
Değerli öğretmen arkadaşlarım
Ve Sevgili öğrenciler
Öncelikle Kutlu doğum haftası münasebetiyle
düzenlemiş olduğumuz programa hoş geldiniz
Hepinizin mevlit kandilini kutluyorum. Alemlere
rahmet olarak gönderilen peygamberimizin doğumunun ;
İslam alemine ve tüm insanlığa barış , huzur ,
mutluluk ve adalet getirmesini Cenabı ALLAH tan
niyaz ediyorum
Ülkemizde ve tüm dünyada, peygamberimizin dünyayı
şereflendirdiği bu gece, müslümanlar arasında
yüzyıllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta,
sevgili Peygamberimiz, derin bir saygı ile
anılmaktadır.
Yer yüzünde şimdiye kadar gelmiş geçmiş hiçbir insan,
O'nun kadar sevilmedi. Yer yüzünde şimdiye kadar
gelmiş geçmiş hiçbir insan O'nun kadar anılmadı.
Dünyada gelmiş geçmiş hiçbir insanın vefatının
ardından, O'na duyulduğu kadar üzüntü duyulmadı,
gözyaşı dökülmedi.Ve yine hiçbir insan O'nun kadar
özlenmedi. Peygambere duyulan bu denli aşkın kaynağı
ne idi? Zannedersem bu sorunun cevabı O'nun kainatın
merkezinde oluşu ve her şeyin onun etrafında
şekillenmiş olmasıdır
Şairinde mısralarında çok net
ifadeettiği gibi:
Ondan önce yaşayan tüm insanlar o gelecek diye
yaşadı; Ondan sonra yaşayan tüm insanlar ise o
yaşadı diye yaşamıştır
Allah cc insanoğlunu "Eşref-i
Mahlukat" ; yani yaratılmışların en şereflisi olarak
yaratmış, ve merkeze de, "Habibim" yani
sevgilim,dediği peygamberimizi koymuştur
"Hatem'ül-Enbiya" yani Peygamberlerin son incisi
Nebi sallallahu aleyhi ve selemin doğumuyla birlikte
harikülade olaylar meydana gelmiştir.
Onun doğumuyla Allah (cc) yeryüzünü adeta titretmiş
ve tüm insanlığa onun doğuşunu haber vermiştir. "Kabe
içinde bulunan putlar yüz üstü düşüp kırılmış,Kisra
(İran hükümdarı)'nın sarayı sarsılmış ve 14 sütun
yıkılmış; ateşe tapanların, bin yıllık yanan
ateşleri sönmüş ve Sava Gölü kurumuştur."
Tüm bu olağanüstülükleri, zamanın kralları
yorumlatmış ve o gün İncil ve Tevratta bahsedilen
son peygamberi bekleyenler onun yeryüzünü
şereflendirdiklerine şahitlik etmişlerdir..
Peygamberimiz doğumundan sonra ilk vahye kadar ALLAH
tarafından korunmuş, ahlakıyla insanlara önder
olmuştur.40 yaşında ilk vahiyle beraber kutlu çağrı
başlamış ve bu çağrı tüm insanlıkta, maakesbulmuştur.
O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet,
zulüm veahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı
unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma
düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti. Onun
öğretileriyle tüm cahiliyye adetleri bir anda
terkedilmiş , çok kısa bir zamanda insanlığın
iftihar tablosu diye adlandırdığımız asr-ı saadet
dönemi aynı insanlar tarafından yaşanmıştır..
Yirmi üç yıl gibi kısa bir zaman sürecinde bütün
dünyaya model olma özelliğine sahip bir iman ve
ahlak toplumu oluşturması, bu başarının en bariz
göstergesidir. Günümüz Müslümanlarına düşen
sorumluluk da, bu ışıklar saçan kandili, hem
içimizde hem de çevremizde yeniden keşfetmek ve onun
telkin ettiği değerleri hayatın içine taşımaktır.
Batılı Ünlü Tarihçi Arnold Toynbee'nin dediği gibi "Eğer
insanlığın bugünkü durumu bir 'ırk savaşı'na yol
açacaksa, İslam, tarihî görevini yapmak üzere, bir
kere daha çağrılmalıdır. Dileyelim ki, böyle bir şey
çıkmaz."
O sadece bir kavme veya millete değil,bütün
insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir.Ve bütün
insanlığın huzuru ve mutluğu için çaba göstermiştir.
Tüm siyer kitapları , menkibeler ve onun yaşamı buna
şahittir.
Hayatın gayesinin , yaratılışın mânâsının silindiği
- yok olduğu, her şeyin mânâsız olduğu, başıboşluk
ve hüzün örtülerine büründüğü 21. yy insanı; maddi
anlamda çağlar atlayıp bütün ihtiyaçlarını
karşılamış ama ruhunu paslandırmış ve çürütmüştür..
Bugun ; artık Ruhlar birşey bekliyor, her şeyin
madde olmadığını anlatan bir nur istiyor. Her şeye
rağmen, ruh ve mânâ kökleri sağlam; genlerindeki (fıtratlarındaki)
saflığı , temizliği barındıran insanoğlu, er-geç
dönüp dolaşıp Senin şefkat ve merhamet ikliminde
yeni bir dirilişe erecek ve dünyaya sevgiyi, barışı
getirecektir.
Özünü arayan kurtulur. Kökünden kesilen ağaç kurur.
Çağları aşan bir muştudur İslam
Efendimizin doğumu
, aleme rahmettir. Son mesajın taşıyıcısı yani ,
insanlığın son davetinin sesidir O . O'nun doğumuyla
karanlıklar boğulup, aydınlık bir çağ başladı. O'nun
peygamberliğiyle ,Allah insanlığa son mesajını sundu.
NE MUTLU ONU TANIYANLARA
NE MUTLU ONU OKUYUP YAŞAYANLARA
Peygamberce bir düşünüşün , Muhammedi bir misyonun ,
vizyonun ve aksiyonun tüm gönüllere sirayet etmesi
dilekleriyle sözlerimi bitirirken, programda emeği
geçenler adına tekrar katılımlarınızdan
dolayı hepinize teşekkür eder, saygılar sunarım
|